Süt Krizi

Haziran Ayında Verilmeyen Süt Zammı Kriz Doğurdu

15 Ekim 2020 17:22 | 29 kez okundu

Facebook'ta Paylaş

Süt Krizi

En son 2 Ekim 2019 yılında yapılan Ulusal Süt Konseyi (USK) Toplantısında 15 Kasım 2019 dan geçerli olmak üzere süt fiyatı 2.30 kuruş olarak belirlenmişti. Ayrıca bu fiyatın bir yıl geçerli olacağı ifade edilmiştir.

Toplantıda bulunan diğer birlik başkanları ve bizzat ben de bu fiyatın bir yıl gibi uzun bir süreyle uygulanamayacağını, bunun belirli bir yem-süt paritesine bağlanması gerektiğini yada altı ayda bir belirlenmesi gerektiğini talep ettik.

O gün düzenlenen toplantıda bakanlık yetkilileri alınan kararın aynı kalacağını fakat; yem-süt paritesi düşünce de bir yılı beklemeden tekrar Ulusal Süt Konseyinin toplanabileceğini ifade ettiler.

Hepimizin malumu üzerine pandemi süreci ve akabinde yükselen döviz fiyatları ile birlikte başta yem fiyatları olmak üzere üreticilerimizin birçok girdi maliyetleri %30-%50 arasında artmaya başladı. Bunun üzerine 17 Haziran 2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’na yaptığım ziyarette bizzat bakanlık bürokratlarına; maliyetlerin arttığını, yem süt paritesinin düştüğünü, 2 Ekim de söyledikleri Ulusal Süt Konseyi (USK) nin toplanıp, süt fiyatının revize edilmesini akabinde de Aralık ayında belirlenecek yeni süt fiyatıyla birlikte yetiştiricilerimizin sürdürülebilir bir fiyatla üretime devam etmelerinin sağlanabileceğini belirttim.

Fakat gelinen bu noktada bizlerin öngörüleri dikkate alınmayarak bugün yaşadığımız süt krizine zemin hazırlamış oldu.

Bugüne bakıldığında üreticilerimiz bırakın para kazanmayı her gün zarar eder bir duruma düşmüştür. Öte yandan sanayici ihtiyacı olan sütü bulamamaya başlamış, sonuçta üretici de sanayici de bu uygulanan fiyat politikasından mağdur olmuştur.

Sonuç olarak Bakanlığımızın yapmış olduğu yılda bir fiyat politikasından vaz geçerek, yem-süt paritesini ve Dünya süt fiyatını baz alacak şekilde 3 er aylık yada 6 şar aylık periyotlar şeklinde süt fiyatını belirlemelidir. Yada Ulusal Süt Konseyinin (USK)  yeniden yapısının değiştirilerek, Gıda Komitesinden bağımsız bir kurul haline getirilmesi gerekmektedir.

Aksi halde önceki yıllarda olduğu gibi bölgesel fiyat belirlenmesinin önü açılmış olacaktır. Biran önce bu önlemler alınmadığı taktirde Türkiye’nin üreten gücüne yazık olacaktır.

Çok Okunanlar